Samsun / Ayvacık

Destan Kılıç

Ayvacık Profili · Ayvacık

Makale

Destan Kılıç Benim Hikayem

**Yaseminler ve Yoksulluk**

Ayvacık'taki sokakların karanlığını, Samsun'un ışıklarını gördüğüm ilk günlerde, hayatım değişti. Artık orospu olmayı seçtim. Parayla, sevdalarıyla ve kendimi kaybetmekle yaşadım. Yoksulluğun yoksulluğudur, ama zenginlik de.

Her gün yeni bir adamla yatarım, her seferinde yeni bir hikaye kurarım. Ama gerçeklik, hep aynı. Parasını ödeyip, bana olan hayranlığını sergileyen adamın yüzünden utandım. Utanış, sadece yüzümden değil içimden bile geçmez. Bir keresinde, bir fahişe olan annemin sözleri aklımda kalmıştı: "Kızım, bu işten para kazanın, ama insanlık yitirmeyin." Ama ben, insanlık yitirdim.

Bazen, sıyıktan sonra, çökmüş bir halde, kendimi Ayvacık'ın sularına attım. Samsun limanının sularına. Yoksulluğun bulaşmış, kirli sularına. O anlar, bir anlık rahatlamamıştım. Ama sonra, bir anda, güç hissiyle doludum. "Bunlar için, ben yaşadım" diye düşünürdüm. Fahişelik gibi bir iş bana, bir güç hissi veriyordu. Parayı, sevdalarımı, kendimi kaybetmemi bu his miydi?

Yoksulluk, çaresizliği, açlığı, her an ölmeyi göze almayı gerektiriyordu ama bana bir tür özgürlük hissi veriyordu. Yollarımda karşılaştığım, bana hayranıyla parayı ödeyen adamı hatırlardım. "Sen bana ne?" diye düşünürdüm. "Ben sana bir anlık rahatlama, bir anlık keyif, bir anlık kendinden kopukluk veriyorum." Ama ben de, onlara rahatlama, keyif, kendinden kopukluk veriyordum. Her fahişe, her orospu, her fahişe gibi.

Bazen, geceler, sinsi karanlıklarda, Samsun'un sularının dibinde, kendi fantezilerimi kurardım. Sık sık, Ayvacık'taki arabaları görürdüm, sızlamalıydılar, zırlamalıydılar, döllemeliydiler. Ama o geceler, fantezilerimdi. Gerçeklik, çok farklıydı.

Yoksulluktur, yoksulluktur, yoks

Profil başına dön