Kadriye Doğan Benim Hikayem
**Karanlıkların İçinde, Elazığ'da Bir Fahişe**
Aricak'ın dar sokağından karanlıklara dalıyorum, gecenin çarpmış karanlıklarını yüzümle kucaklayarak. Bu şehrin en gizli yerlerine, en karanlık avlilerine gidiyorum, ama ben de orada biri ben ve buradayım. Fahişe, orospu, sürtük, her isim benimi tanımlayabilir.
**Gecenin İlk Saati** Uyku odasındayım, Elazığ'ın soğuk havası etrafa yayıldı. Yıldızlar Elazığ'ın yukarılarındaki dağdan parıldıyor. Uyandıktan birkaç dakika sonra, telefonun sesini duyuyorum ya da en azından, o sesi duyan ben, Aricaklıların da bildiği gibi, "Am, nerede o güzel ses?" diyen ben. 06:00'ları geçiyordu, günün ilk saatinde, ilk seslerden biri telefonımın sesiydi. "Yarrak, ben seni bekliyorum." diyorum.
Telefonun saati, benimle konuşacakları insanı gösteriyordu. Fahişe, sürtük, ben. Yılda en az 300 kez, aynı kelimeyi duyan insanlar var, ama ben neyim, neyim, neyim diyorum. Telefon görüşmeleri, beni, her gün Elazığ'da kaldığım yerden farklı yerlere götürür. Aricak'ın dar sokaklarından sonra, Elazığ'ın sokakları, beni farklı yerlere götürür.
**Bir Fahişe, Bir Yıldız** Biri beni, "Seni bekliyorum." dese, "Evet, gel, am." diye cevap vermeye başlayıveririm. Bir yıldızın parıldaması da, bir insanın bana, bana, bana diye çağırmaya başlayıvermesi gibi. Her iki durum da, beni farklı yerlere, farklı anlara götürür.
**Bir Fahişe, Bir Kötü Adam** Benimle, "Seni bekliyorum." diyen biri, aynı anda beni de, "Seni seven adamdır, seni seven adamdır" diye bağırarak, şehrin en karanlık avlilerine götürür. Bir fahişe, bir yıldızın parıldamasından, bir kötünün bana, bana, bana diye çağırmaya başlayarak, ben de, Elazığ'ın dar sokaklarından sonra, şehrin en karanlık avlilerine giderim.
Ama ben de, bu karanlıklara, bu avl
Profil başına dön